Bilinçli Hipnoz
1950'lerden Günümüze Aktarılan Deneyim
Anasayfa İletişim
  ANKET

Hipnozu yardımcı bir tedavi yöntemi olarak kullanıyor musunuz?

Hipnoza inanmıyorum
Hayır hiç kullanmıyorum
Bazen kullanıyorum
Çoğunlukla kullanıyorum
Her zaman kullanıyorum

HİPNOTİK İNDÜKSİYON PROFİLİ

Bir klinik test uygulaması için ölçümler yerine kulanılmak üzere uygundur.

SERAMONİLER  

Literatüre göre yüzlerce, belki de binlerce, trans uyumluluğunu ortaya çıkarmada 200 yılı aşkın bir süredir kullanılmakta olan az çok kabul edilebilir  indüksiyon teknikleri(seromoni) vardır, örn. Sabit yada hareket eden bir nesneye göz fiksasyonu, göz kapatma, vücudun sallanması, hipnotistin dokunması, uyuşukluğun yaratılması, paarsteziler veya paraliziler ve bunun gibi...Gelenksel indüksiyon uygulamalarının büyük kısmı Weitzonhoffer(1957) ve Wolberg(1948) tarafından tümüyle dökümente edilmiştir ve burada daha çok üstünde durulmasının gereği yoktur.

Burada ilgileneceğimiz hipnoz fenomeninin kendisi ve sonuçta onu usule getiren seromoni arasındaki farkın açıklığa kavuşturulmasıdır. Trans fenomeni kendiliğinden meydana gelebilir, yada çok sayıdaki indüksiyon uygulamalarından birine cevap olarak ortaya çıkabilir, süjenin sahip olduğu trans kapasitesi ve indüksiyon uygulamasıyla rahatsız edilmediği derecede  oluşur.

Bir saptama olarak, indüksiyon uygulaması, genellikle derinlemesine bir anlam taşımayan bazı formalitelerle yapılan bir harekettir. Eğer süje verilen işaretleri iyi yorumlar ve  beklenene uyalarsa trans usule gelir. Önceleri birbirleriyle örtüşen üç faz tanımlanmıştır, aura, psikofizyolojik ilerleme, ve dalma, gerçekten de tüm indüksiyon uygulamalarında görülen ortak paydalardır.

Batıda ilgi çeken farklı kültürlerden gelme çok sayıda trans indüksiyon uygulamaları vardır, ve bunları burada anmak yerinde olur. Bizim hipotezimiz, trans kapaitesi olan insanlarda bu seromonilerin trans konsantrasyonunu husule getirdiğidir. Örneğin, Çin akupunkturu iğne kullanır; Japon akupunkturu, Shiatsu, parmak basıncı kullanır.Transandantal meditasyon, Zen meditasyonu, Relaxasyon cevabı (Benson1975), Biofeedback'in bazı şekilleri, yoga, primal terapi (Janov 1970), dini değiştirme, inanç iyileşmesi, ellerin sürülmesi, voodoo, trans deneyimini husule getirebilecek olan daha birçok seçenekten birkaçıdır. Dikkatli karşılaştırmalı çalışmalar yapamamış olmakla birlikte, akupunkturun hipnotik komponentleri hakkında bazı verilere sahibiz (17. Bölümde rapor edilmiştir). Yakın zamanlara kadar klinik literatür hipnotize edilebilirlik değerlendirmelerini geniş anlamda görmezden gelmiştir. Onun yerine, herkes hipnotize edilebilir çıkarımı altında sıkça "derinleştirme teknikleri " (Erickson 1967) referans olmuştur. Bizim deneyimizde, bu "derinleştirme teknikleri" az bir değer taşımaktadır. Genelde, Eğer hem hasta hem de terapist için hazırlık (setting) uygunsa, transa doğru transformasyon çabuk bir şekilde ve hastanın maksimum kapasitesine göre gelişir. Öğrenme faktörü olarak tekrar genelde çok küçük bir öneme sahiptir (Perry 1977).

İleri sürülen metodlarla yaratılan derin trans durumunda ne görüleceği hastanın motivasyonunun yada hipnoz uygunluğunun ilk etapta ortaya çıkarılması;  yanlış anlaşılma yada hastanın estetik tercihlerinin düzeltilmesi; hastanın, terapistin yada her ikisinin birden beklentilerinin değiştirilmesi  açısından, çok daha iyi anlaşılır. Seromonial tekrarlar bu ayar tekrarlarını yapmada görünüşü kurtarıcı bir rol oynar ve trans daha derin görülür, oysa ölçüldüğünde aynıdırlar. Diğer bir deyişle, trans deneyiminin uslubunu etkileyen ikincil faydalar yerine getirilir, ama esasta hastanın aktif trans kapasitesi aynı kalır. "Uslubun netleştirilmesi", "derinleştirme tekniklerinden" daha hassas bir tanımlamadır.

Bir bakış açısına göre, hipnotik indüksiyon profili (HIP) başka bir seromoni olarak değerlendirilebilir. Fakat aynı zamanda tam olarak ondan daha fazlasıdır. HIP süje yeteneği ölçüsünde transa girerken, onu sürdürüken, ve sonra tarif edildiği şekilde çıkarken sistematize edilmiş sırası içinde önergelerin, cevapların, ve gözlemlerin standardize bir şekilde tek tip bir hızla kayd edildiği hipnotize edilebilirliğin bir ölçümüdür. Bu klasik indüksiyon metodlarından, bir ölçüm metodu olması, etkinliği, hipnotistin bir ölçüm aracı olması yönleriyle ayrılır. Araştırma skalalarından kısa ve kliniğe uygun olmasıyla ayrılır.

Birkere profil skoru belirlendikten sonra, düzenlenmiş HIP prosedürü daha fazla gerekli değildir. Genelde, bunu izleyen indüksiyon hastanın kendisi tarafından yerine getirilir, yada terapist tarafından sinyal verilir.Transa geçiş zamanı birkaç an meselesidir. HIP klinik psikiyatrik topluluk üzerinde başka herhangi bir klinik skaladan daha kısa ve çok daha standadize şekilde uygulanır.           

ÖLÇÜMLER

Çeşitli seramonilerin anlaşılmasında hipnozu kullanışlı bir organize edici fikir yapan şey göreceli şekilde stabil olan özelliklerin ölçüm tekniklerinin geliştirilmesidir, hipnoz yada hipnotize edilebilirliğin kapasitesi  gibi......Hipnotik kapasitede gerçekçi bir değişiklik olmadığını savunan Ericson (1967) gibi klinisyenler ve Barber (1956)gibi araştırmacılar vardır. Fakat son 20 yıl içinde bizim çalışmalarımızı da içeren araştırmaların baskınlığı hipnotize edilebilirliğin stabil ve ölçülebilir bir özellik olduğunu göstermektedir (Hilgard,E.R. 1965; H. 1967; Morgan et al. 1974; Perry 1977; Spiegel,H.1976). Bu deliller klinisyenlere daha disipline edilmiş ve bilgi edinebilinir tarzda bu fenomeni kullanmak için bir fırsat sağlamaktadır.

Hipnotize edilebilirliğin iyi anlaşılmış olan birkaç skalasında, hipnotik kapasite yada hipnotik duyarlılık (Weitzenhoffer and Hilgard 1959, Shor ve Orne 1962, Barber ve Glass 1962) istatiksel akla yatkınlıkla geliştirilmektedir. Bağıntıları azami şekilde kanıtlanmış olan testlerdeki bağımsız başlıkların numaralarının toplanmaasıyla yapılırlar(Hilgard,E.R. 1965). Harvard Grup Skalası(Shor ve Orne 1972) süjelerin kendi kendilerini skorlayacakları şekilde dizayn edilmiştir, grup uygulamasına izin verir, aynı süjelerde SHSS uygulayarak elde edilen skora azami şekilde uyar. Bu  ölçümlerin uygulamaları uzundur, yaklaşık olarak 1 saat gerektirir.

Hipnotize edilebilirliğin daha kısa bir ölçümüne ihtiyaç vardır, ve bu metod pratik olmalı klinik çalışmanın baskısına uygun olmalı ve hala hipnotize edilebilirlik özelliğinin güvenilir ve değerli bir ölçüsü olmalıdır. Trans kapasitesinin önemli br kavram olduğu konusunda araştırmacılar arasında büyümekte olan bir anlayış vardır, bu görüş bu çeşit düşüncelerin, hala hipnotik derinliğin değiştirilmesi görüşünün baskın olduğu yada tüm hastaların hipnoz için iyi bir aday olduğunu düşünen görüşlerin baskın olduğu klinik pratiğine sokulmasını zorunlu hale getirmektedir. Böyle bir klinik ölçüm SHSS'in (Weitzenhoffer ve Hilgard 1963) bir uyarlaması olarak uygulanmıştır. Uygulaması yaklaşık olarak 20 dakika sürer. Aile skalası gibi bu skala ideomotor ve istemli yaptırılan maddelerin bir serisiyle yapılan eklemeli bir ölçümdür. Klinik açıdan hala hem sistematik bilgi sağlayan ve hem de terapatik atmosferi iyileştiren daha kısa bir hipnotize edilebilirlik testine ihtiyaç vardır.

Daha uzun labratuar testeri meşgul klinisyen tarafından uygulanamaz ve test işlemleri sırasında yorgunluk gibi ilave sorunlar çıkartır.Uslup ve motivasyon herhangi tipteki bir psikolojik ölçümde kritik faktörlerdir. Sadece hipnotik deneylere gönüllü olan süjelerle standardize edilen testler kendilerini tedavi ettirmek için gelen insanlarla standardize edilen testlerden farklı boyutları ölçerler (Frankel ve Orne 1976). Bu klinik bağlamda hipnotize edilebilirliğin deneyleri uygulanan tedaviye göre durumsaldır ve motivasyon da muhtemelen daha büyüktür ,çünki hasta merakını gidermekten çok, özel bir derdine yardım aramaktadır. Bu anlamda, ücretli gönüllüler anlamlı derecede farklı bir motivasyon içindedirler.

Kolej öğrenci grupları üzerinde standardize edilen testler sıkça sınırlı bir yaş ve kültür grubundaki örneklerle belli bir görüşü yansıtır, oysa klinisyenlerin görüşleri daha geniş özelliklerdeki hasta popülasyonlarına uygun olmalıdır. İlk bazı testler hipnotize edilebilirliği "duyarlılık" olarak belirtildi. Bu açıklama birçok hasta tarafından menfi alındı ve kooperaasyonlarında serbest olamadılar. Hipnotize edilebilirliğin bir beceri kapasitesi olarak presente edilmesi hasta kabulundeki bu aksaklığın giderilmesini sağlar. İlk bazı testlerde uyku terminolojisinin klasik olarak kullanımı da yine aldatıcıdır ve transı karakterize eden terapatik olarak faydalı konsantrasyon hareketliliğine ulaştırmaz. Bir böcek hayal ettirmek gibi kullanılan bazı müdahaleler, bazen semptomlarından kurtulmak için rahatlama arayan hastaya estetik olarak rahatsız edici gelebildiği kanıtlanmıştır. Hipnoz  integre olmuş bir konsantrasyon olduğundan, ilaçlar, psikopatoloji gibi konsantrasyonu bozan faktörler, nörolojik eksiklikler dikkate alınmalıdır, ve labratuar ölçümlerinin standardizasyonarı içinde değillerdir.

Besinlerin kimyasal analizieri, ne kadar doğru oldukları önemli değil, hiçbir şekilde gurmeleri karıştırarak yemek yapmaktan vaz geçirmez veya değişiklik yaptırmaz. Analitik ölçümlerle çok özel gurme kalitesi kaçırılır, oysa kalite deneyimli damaklar tarafından tespit edilir. Hipnotize edilebilirliğin hiçbir ölçümü,  bütün bir fenomenin kendisiyle aynı değildir, hiçbir test deneyimin uslubunu yansıtamaz ve yapılarından gelen bazı  sınırlamalar ve avantajlara sahiplerdir. Her hangi bir testin en hafif deyimle bir örnekleme olması ve kendi ölçtüğü datalarda değişikliklere sebep olması gibi bilinen durumlar, klinik anlamda bir test geliştirilmesine ve standardizasyonunun gerekliliğini göstermektedir.

HIP son on yıllık dönem içinde, bu güçlükleri çözmek amacıyla geliştirilmiştir.Üç büyük bileşenden oluşur: biolojik ölçümler, göz yuvarlaması (Spiegel, H. 1972), ki bu var olduğu sayılan biolojik trans kapasitesini kayd eder; bir ideomotor uygulama, el kaldırma; deneyimin subjektif keşfi, eller arasındaki ayrılığın kontrolü. Test hipnozun tedavideki rolünü dikkate alarak klinik bir karar vermeye uygun şekilde süjenin hipnotize edilebilirliği hakkında bilgi sağlar.

HIP hipnotize edilebilirlik kadar tedavi sonucu ve psikopatolojik factörlerle  ile zengin ilişkisi olan bir skala yaratmak umuduyla geliştirilmiştir. Testteki performans ve kişilik özellikler ve psikopatalojinin derecesi gibi faktörler arasındaki ilişkiyi konu alan veriler sunacağız.

HIP ve SHSS arasındaki ilişki kolej öğreci grubu üzerinde çalışılmıştır. Ortaklık orta derecede gözükmektedir. Bu seri içinde bulgular yayınlanacaktır.           

HIP'e GİRİŞ 

HIP klinik uygulama içinde faydalı bir ölçüm sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Hızlı bir indüksiyon yaratmaktan ve klinik teşhis görüşmelerine kolaylıkla uyarlanabilme ihtiyacından öte gelişmiştir  ve böylelikle çabuk bir şekilde trans kapasitesini tedavide içinde kullanıma sokabilir.

HIP, hipnozun kişide kendiliğinden var olan ve deneyi yapan tarafından cesaretlendirilecek, bir dikkat kapasitesi ve cevap verebilen konsantrasyonu içeren  çok ince bir algısal değişiklik olduğunu ileri sürer. HIP  uygulaması 5-10 dakika süren hızlı bir işlemdir. Hem trans indüksiyonu için hem de klinik uygfulama içinde hasta popülasyonuna standardize edilmiş disiplinli bir hipnotik kapasite ölçümüdür.

HIP transa giriş, tecrübe ediş ve çıkış fazları boyunca akarken tek bir trans tecrübesini değerlendirir. Test aynı zamanda bu sırayı da tespit eder. Bilinen uyanıklıktan transa kaymadaki spesifik nokta kişiden kişiye farklılıklar gösterir.Ama,trans deneyimi sağlamlaştırılır, cesaretlendirilir, HIP skor kağıdındaki A dan L'ye kadar 10 farklı başlığa ayrılır(şekil 3-1). Bu başlıklardan altısı(D, G, H, I, J, L)  süjenin trans kapasitesini ölçmek ve indüksiyon yada profil skorlama metoduna göre HIP skorlaması için kullanılır. D maddesi B ve C maddelerinin özetidir. Kalan 4 madde (A, E, F, K) klinik açının dışındadır ve transa giriş-çıkış işlemleriyle sonraki kendi kendine raporlamayı belirler.Bu 4 maddeyi skorlamak isteğe bağlıdır, çünki bunlar HIP özet skorunun bir parçası değildir.

Bu teknik, gözlenen spesifiye edilmiş koşullarda süjenin hızla transa girişini ve bundan sonra sinyal üzerine transtan çıkışını başlatır. Aynı zamanda, Süjeye transa giriş ve çıkış için kendi işaret sistemini kullanmasını öğretir. Böylece, deneyci trans kapasitesini gözler ve ölçerken, hasta ilgili hadeflerede kullanmak amacıyla bağımsız olarak(self-hipnoz) trans deneyimini başlatmayı ve kullanmayı öğrenebilir. Trans deneyimi ölçüm için dört faza bölünebilir(Tablo 3-1). İlki pretrans yada preindüksiyon denen fazdır,göz kapanana kadardır. İkincisi hastayı resmi transa sokmak için talimatların verildiği indüksiyon yada giriş fazıdır. Bu transa kayış deneycinin yönlendirmesine cevap olarak gerçekleşebilir ve, bu indüksiyon seramonisinin parçası olarak, indüksiyon cevap verebilirliği için talimatlar verilir. İndüksiyon seramonisi ve-resmi trans gözlerin açılışıyla sonlanır, fakat hipnotik trans devam eder ve üçüncü faz başlar. Üçüncü faz, kişinin gerçekte seramoninin parçası olarak verilen talimatlara karşı beş cevabı tecrübe edebileceği, postindüksiyon yada postseramonial fazdır: disosyasyon, işaretle yaptırılan kol kaldırılması, control-differensiyal, cut-off, float. Sık olarak istenen ve gerçekte hipnoz tecrübesini temsil eden posthipnotik fenomenin ne olduğuna dikkat etmek önemlidir. "Posthipnotik" kafa karıştırıcı olan geleneksel ismlendirmedir. "postseramonial" yada "postindüsiyon" daha uygun bir isimlendirmedir.

Üçüncü fazın J maddesi (Cut-off) çıkış işlemidir. Süje resmi transtan çıkmış ve gözleri hali hazırda açık olmakla birlikte, postseramonial trans cevabının bu periodu deneycinin süjenin dirseğine dokunuşu ile sona ermelidir. Trans fazı olmayan deney sonrası dördüncü bir faz süjenin kendisi tarafından verilen self-raporu içerir. Sabit bakış(up-gaze) (Madde A), göz küresi yuvarlanması(B, C, D Maddeleri) ve tarif edilen kol kaldırması(Madde E) ölçümleri trans deneyimini başlatma ve sürdürmedeki doğuştan gelen kapasitenin değerlendirilmesini sağlar. Bunlar aynı zamanda indüksiyon işlemini de kapsar. Trans deneyiminin sürdürülmesindeki gerçek başarı, bir kez spesifik talimatlardan etkilendikten sonra, disosyasyon  (madde G), control-differential (Madde I), cut-off (Madde J), ve float (Madde L) artırılır. Bu 5 ölçüm birlikte, süjenin dikkatini odaklayabildiği derceyi ölçer: bunlar indüksiyon skorunu kapsar(tablo 3-2).

Profil skoru kişinin trans potansiyali ve bunu tecrübe edip sürdürebilme becrisi arasındaki ilişkinin bir tespitidir. 

Tablo3-2 HIP  İNDÜKSİYON  SKALASI  MADDELERİ 

Disosyasyon

Talimat verilmeden "spontan olarak".

Eğer süje kaldırılan kolun diğerine göre "daha az" vucudunun parçası yada eli diğer eline göre  "bileğine daha gevşekçe bağlı " hissettiğini ifade ederse Skor Pozitiftir (1veya2).

İstenen kolun kaldırılması (Lev) işaret verilmesi üzerine, eğer kol yukarı kalkarsa, skor pozitiftir. Pozitif skor gerken sözlü telkin sayısına göre 1-4 arasında değişir.
Control Differeransiyal (CD)

Talimat verilmeden "spontan olarak".

Eğer süje Lev maddesinde kullanılan kolda daha az kontrol hissediyorsa skor pozitiftir (1 yada 2). Deneycinin soruları hangi kolun daha az kontrol edilebilir olduğunu göstermez.

Cut-off Eğer verilen işareet üzerine, Lev maddesinde kullanılan koluna normal duyarlılık ve kontrolün geri döndüğünü ifade ederse Skor pozitiftir (1 yada 2).
Float Eğer süje Lev maddesinin uygulaması sırasında verilen boşlukta  yüzüyormuş  duygusunu hissetmişse skor pozitiftir (1 yada 2).

 

GENEL DÜŞÜNCELER 

HIP en iyi şekilde objektif olarak skorlanbilir, aynı zamanda indüksiyon tekniği olarak da iş gören interpersonel hipnotik etkileşime olarak  tarif edilmiştir.Verilerin standardizasyonına uygun olan sonuçların elde edlmesi için, hız yada ritm tespit edilmeli ve etkileşim boyunca sabit tutulmalıdır; test uygulaması sırasıda uzun bir sessizlik yada durma olmamalıdır,yada hız süjenin tecrübesini takip edecek şansı olmayacak ritmde olmalıdır. Doğru uygulanırsa test 5-10 dakika alır.

HIP operatörün yeterli bir tecrübede olmasını ve hipnotize edilebilirliğim diğer testlerinde gerekmeyen teste aşina olmayı gerektirir. Deneycinin kendisi enstrumandır ve eğer tam ince ayar yapılmadıysa, HIP geçerli olmayacaktır. HIP'te yeni olan kişiler hemen teknikte uzman olmayı ümit etmemelidirler. Birkaç,belki de daha çok pratik uygulamanın, geçerli klinik yada deneysel uygulama için bir zorunluluk olduğundan haberdar olmalıdırlar.

Testin birincil olarak klinik bir enstruman olması ve linik pratik hareketi içinde geliştirilmiş olmasından dolayı, HIP'in bu nitelikleri korunmaktadır.Klinik uygulamada, özellikle süjeyle ilk temasta ki HIP genellikle o zaman kullanılır, hekim-hasta ilişkisi güçlendirilmeli ve beslenmelidir. HIP maddeler ve hatta sözcükleri bile(mümkün olduğu kadar) her akada aynı olması gerekmekle birlikte, süjeye özgü cevapları tanınmalı ve etkileşimin dokusu içine katılmalıdır.

Sonraki iki bölümde anlatılan HIP'in uygulaması ve skorlanması gösterilmektedir. Tek bir HIP maddesi için uygulayıcı tarafından verilen talimatları okuyun ve sonra yönlendirmelere eşlik edin. Bu noktada hipnotistin ne gözlemlediği ve skorladığını öğrenmek için, izleyen bölümde skorlamadaki maddelere bakınız. Testin uygulaması ve gözlenen davranışlarla tecrübe arasındaki bağlantılar açıklığa kavuştuğunda, kesmeden baştan sona kadar uygulama kısmını okuyun.Aynı zamanda uygulayıcı tarafından akıldan yapılan skorlamayla, bu kesilmeden yapılan okuma bir uygulama ritmi duygusuyla ilişki kurmaya başlamalıdır.

Fiziksel uyarlama psikolojik olana yardımcı olacaktır.Uç noktadaki cevap verebilirlik seviyesine kaymak bir "dişlilerin kayması" duygusu içindedir ve fiziksel ayarlamalar bunu yansıtabilir. Örneğin, ilk klinik görüşme sırasında, klinisyen hastanın masası  karşısındaki kendi alışıldık yerine yada odanın karşısındaki koltuğa oturabilir. Fakat indüksiyon zamanında klinisyen pozisyonunu değiştirir, hafifçe biraz daha önde ve hastanın soluna doğru olan başka bir yere oturur. İndüksiyon işlemi sırasında hastayla rahat bir fiziksel ilişki  kurabilecek yakınlıkta olmalıdır,şekil 3-2 de gösterildiği gibi. İşlemi tamamladıktan sonra,eğer isterse klinisyen kendi yerine dönebilir.

Bütün bu talimatlar boyunca hastanın sol kolunun kalkacağı var sayılır. Eğer deneyci süjenin sağına oturursa sağ  deneycinin uygulama exersizi içinde hastaya verilen talimatlarda solun yerine geçmelidir. Genelde süje kolları ve bacakları rahat olacak şekilde oturtulmalıdır. Bazı testçiler bir tabure kullanmanın çoğu hastada hipnoz sırasında hissedilen ilk boşlukta kayıyormuş hissini artırdığını görmüşlerdir. Eğer kolçaklı bir sandalye yoksa süjeyi masaya yakın oturtun, kollarını masaya koydurun, bacaklar gevşemiş, ayakların ayaları yerde olacak şekilde olmasını sağlayın. Yada süjeden dirseklerinin hayali bir kolçaklı sandalyenin üzerinde olduğunu hayal eymesini isteyin.

Deneyci ilşlemi uygulamada rahat olana kadar, nasıl uygulayacağı ve skorlayacağı hakkındaki kitabı açık tutmayı yardımcı olarak kullanabilir. Bu interpersonel bir etkileşim olduğundan, göz-göze kontakt  uygulayıcı referans bir kitaba başvuruyor olsa bile süjenin dikkatinin toplanmasını sağlar.